8 Nisan 2026 Çarşamba

Edremit’in Sessiz Çığlığı: Artık Görmezden Gelinemez


Edremit büyüyor…

Ama bu büyümenin altında ciddi bir altyapı sorunu yatıyor.


Yedi mahallede kanalizasyon altyapısı hâlâ yok.

Mevcut hatlar ise yılların yükünü taşıyamıyor; yıpranmış, parçalanmış, işlevini kaybetmiş durumda.


Atık su, arıtma tesisine ulaşamadan toprağa karışıyor.

Yeraltı sularımız her gün biraz daha kirleniyor.


Denizimiz de bu tablonun dışında kalmıyor.


Arıtmaya ulaşamayan atık sular, yeraltından süzülerek denize ulaşıyor.

Kıyılarımızda görünmeyen ama etkisi her geçen gün artan bir kirlilik oluşuyor.


Bir zamanlar gurur duyduğumuz mavi bayraklı plajlarımız bu yükü taşımakta zorlanıyor.

Temizliğiyle anılan sahillerimiz artık ciddi bir risk altında.


Deniz suyu kirlenirse; Turizm zarar görür.Ekonomi zarar görür. İnsan sağlığı doğrudan etkilenir.


Atılması gereken adımlar açık ve net:

- Kanalizasyon hatları baştan sona yenilenmeli.

- Altyapısı olmayan mahalleler vakit kaybetmeden hizmete kavuşmalı.

- Yüksek kapasiteli, modern bir arıtma tesisi eş zamanlı olarak devreye alınmalı.


Sağlam şehirler, sağlam temeller üzerinde yükselir.


Edremit’te inşaatlar hız kesmeden devam ediyor. Şehir genişliyor, nüfus artıyor.


Altyapı aynı hızla güçlenmediği sürece bu büyüme yük haline gelir.


Yeni imar alanları açılmamalı.

Öncelik mevcut yapıların güvenli hale getirilmesi olmalı.

Kentsel dönüşüm planlı ve kararlı bir şekilde hayata geçirilmeli.


Sahillerimiz, Edremit’in vitrini.


Ancak kıyı bandındaki işletmelerde fiziksel kalite ve hizmet standardı arasında ciddi farklılıklar var.

Düzensiz yapılaşma, estetikten uzak görüntüler ve hizmet kalitesindeki dalgalanmalar bu güzel sahilleri gölgeliyor.


Kent estetiği, bir şehrin kimliğidir.

Edremit’te ise ortak bir mimari dil, güçlü bir şehir karakteri henüz oluşmuş değil.


Birbiriyle uyumsuz yapılar, plansız görsel düzen ve kimliksiz mimari anlayış bu güzel coğrafyanın değerini aşağı çekiyor.


Oysa turizm; sadece denizle değil, şehirle, mimariyle ve sunulan hizmetle değer kazanır.

Daha nitelikli, daha düzenli ve estetik bütünlüğe sahip bir sahil ve kent dokusu artık kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.


Yollarımız yorgun.


Bozuk zeminler, plansız kazılar ve yetersiz bakım günlük hayatı zorlaştırıyor.


Otopark sorunu zirve noktasına ulaşmış durumda.


Araçlar sokak aralarına sıkışıyor, trafik akışı sekteye uğruyor, şehir nefes almakta zorlanıyor.


Kaldırımlar ise yayaların değil, engellerin alanına dönüşmüş durumda.

Aydınlatma direkleri, çöp konteynerleri, ağaçlar, telekom kutuları, trafik levhaları, esnaf teşhirleri…


Yaya yolu parçalanıyor, kesiliyor, işgal ediliyor.

Özellikle engelli bireyler için şehir içinde hareket etmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.


Ulaşım, otopark ve yaya güvenliği birlikte ele alınmalı, kalıcı çözümler üretilmeli.



Bu toprakların ruhu zeytin ağaçlarında yaşıyor.


Dünyanın en kaliteli zeytinyağlarından biri bu coğrafyada üretiliyor.

Bu toprakların bereketi, emeğin ve doğanın en saf haliyle sofralara ulaşıyor.


Zeytinyağı sağlığın reçetesi,

Zeytin Dalı, barışın simgesi.


Zeytinlikleri korumak, Edremit’in kimliğini korumaktır.

Bu miras geleceğe güçlü şekilde taşınmalıdır.


Akçay’da ise çok daha çarpıcı bir gerçek var.


Nüfus 60 bine yaklaşıyor. Yaş ortalaması Türkiye ortalamasının yaklaşık 10 yıl üzerinde. Her gün minarelerden bir sela yükseliyor.


Akçay’da mezarlık yok.


Bu durum, insan hayatının en hassas anlarında bile planlama eksikliğini gözler önüne seriyor.

Bu ihtiyaç gecikmeden karşılanmalı, insan onuruna yakışır bir çözüm hayata geçirilmeli.



Edremit artık günü kurtaran adımların ötesine geçmeli. Planlı, sağlıklı ve sürdürülebilir bir şehirleşme anlayışı benimsenmeli.

Bugün atılan her doğru adım, yarının Edremit’ini şekillendirir.


Edremit karar bekliyor…


Hiç yorum yok: